BİR GİRİŞİMCİLİK HİKAYESİ, HACI BEKİR ŞEKERLEMELERİ VE KURUCUSU HACI BEKİR EFENDİ…

Hepimizin mutlaka çocukluğunun değdiği lezzetlerden biridir Hacı Bekir Şekerlemeleri. Ya bayramlarda, dede ve ninelerimizin bakır şekerliklere döküp ikram ettikleri fındıklı lokumları ile ya da annelerimizin ev gezmelerinde ikram edilen bir tane daha almak için anne ile mücadele edilen şekerlemeleri ile hafızalarımıza kazınmıştır bu marka. Kolay değil, 1777 yılından beri şekerleme kâselerimizi süslemektedir, daha da ötesi ağzımızı tatlandırmaktadır.

Kimdir bu markanın kurucusu? Hacca gitmesinden ötürü de Hacı olarak adlandırılan Hacı Bekir Efendi, Kastamonu’nun Araç ilçesinden İstanbul’a gelerek 1777 yılında Bahçekapı Semti’nde açtığı küçük şekerci dükkânında, lokum, akide vb. şekerlemeleri bizzat imal edip satmaya başlamıştır. Bu ilk dükkân şu an günümüzde Ali Muhiddin Hacı Bekir Şekercilik A.Ş.’nin Bahçekapı’daki satış yeridir ve olup İstanbul’da iki asırdan bu yana aynı hizmeti gören yegane dükkândır.

Hacı Bekir Efendi, şekerlemelerinde yaptığı yenilikçilik ile, normalde, o dönemlerde şeker üretiminde  tat verici madde olarak bal ve pekmez, bağlayıcı olarak su ve doku vermesi için de un kullanılırken, o günlerin ismiyle “Kelle şekeri” olarak Türkiye’ye gelmesiyle, Şekerci Hacı Bekir, bu şekeri havanlarda dövüp eriterek, gül, tarçın, sakız, portakal limon ilavesi ile farklı tat ve renklerde akideler üretmeye başladı.

Bunun yanı sıra, 1811’de Hacı Bekir Efendi, Alman bilim adamı Kirehhoiff tarafından bulunan nişastayı  un yerine kullanarak, şeker ve nişasta bileşimi ile bugün sofralarımızdaki yeri doldurulamayan, yabancı dünyanın kıvamını, tadını taklit edemediği lokumu yarattı, üretim ve terbiyeciliğini gerçekleştirdi. Öyle ki, onun yarattığı Türk lokum kıvamını taklit çabaları batıda jel şekerlerin icadına vesile oldu.

Bu konuda, ürünleri için yoğun bir şekilde araştırma, geliştirme çalışmaları yapan Hacı Bekir Efendi, bu çalışmaları ile, dükkânından 19. yüzyılda aldığı lokumları ülkesine götüren bir İngiliz turisti, Türk lokumlarını Avrupa’da “Turkish Delight” olarak tanınmasına vesile olmuştur.

Hacı Bekir Efendi’nin akide ve lokumlarının ünü Osmanlı Sarayına ulaşınca, modern Osmanlı’nın kurucusu yenilikçi Padişah II. Mahmud tarafından Nişan-ı Ali Osmani’nin 1. Rütbe Nişanı ile sarayın Şekercibaşı’lığına layık görüldü ve sarayın şekerlemeleri Hacı Bekir Efendi imalathanesinden alınmaya başlandı.

Hacı Bekir’i takiben oğlu Mehmet Muhiddin Efendi ve torunu Ali Muhiddin Hacı Bekir’in aynı çalışmayı devam ettirmeleri Osmanlı Sarayının şekercibaşılık payesi kendisine de verilmiştir.

Türk-Osmanlı toplumu ve tarihinin bir parçası olan  Hacı Bekir, bilhassa, o dönemin yaşam tarzını belgeleyen roman ve yazılarda da yer almış, 19. ve 20. yüzyıl başlarındaki İstanbul mozaiğinin parçaları olan yabancı sanatkarlar tarafından kaleme alınmış, hatta dönemin ünlü ressamlarından Malta’lı Amadeo Preziosi fırçasıyla resmedilmiştir.

Zamanın yaşamını ve Hacı Bekir Efendi’yi resmeden ve orijinali Paris Louvre Sanat Müzesi’nde bulunan 43×58 cm boyutlarındaki suluboya tablonun litografik reprodüksiyonu 214 numara ile Topkapı Sarayı’nda sergilenmektedir.

Oğlu Mehmed Muhiddin Efendi, saray tarafından 1873 yılında Avusturya-Macaristan imparatoru I.Franz Joseph himayesinde Viyana’da düzenlenen fuarda Osmanlı şekerlemelerini tanıtmakla görevlendirildi ve fuar komisyonu tarafından verilen gümüş madalya ile döndü. Bu fuarda tüm batılı ülke katılımcılarının birer marka kullandığını gözlemleyen Mehmed Muhiddin Efendi yurda dönüşünde, kazandığı gümüş madalya ile Osmanlı’nın ve firmasının ilk markasını oluşturdu.

Daha sonra 1888 yılında Alman imparatoriçesi ve Prusya kraliçesi Augusta himayesinde düzenlenen Köln fuarına katılan şekerleme ustası Mehmed Muhiddin Efendi, 2.gümüş madalyasını kazanarak bu madalyayı da markasına ilave etti. 1893 yılında Amerika Kıtası keşfinin 400. yıldönümü münasebetiyle Chicago kentinde düzenlenen fuara katılıp, orada ilk lokum üretim ve satışını gerçekleştirirerek lokumun Amerika Kıtası’na tanıtımını sağlayan Mehmet Muhiddin Efendi, sonrasında 1897 Brüksel fuarına katılarak, başarılarına altın madalyalar ekledi.

Hacı Bekir Şekerleme ve Lokumlarının, ortalama 100 yıl öncesinde katıldığı uluslararası fuarlar şunlardır:

  • 1873 Viyana Fuarı, Gümüş Madalya
  • 1888 Almanya-Köln Fuarı, Gümüş Madalya
  • 1897 Brüksel Fuarı, Altın Madalya
  • 1906 Fransa Fuarı, Altın Madalya
  • 1939 New York Fuarı, Başarı Ödülü kazanılmıştır.

Oğlu Mehmed Muhiddin Efendi’nin vefatı sırasında yaşı küçük olan oğlu Ali Muhiddin, annesi Reşide Hanım’ın destek ve yardımıyla işleri yürüttü ve atılımlarını gerçekleştirdi. Ali Muhiddin Bey’in zamanı kurumunun altın çağı oldu. 1906 Fransa – Paris – Nice fuarlarında altın madalyalar kazanıldı, Osmanlı Şekercibaşı’lık ünvanı Ali Muhiddin Bey’e de verildi.

Torun Ali Muhiddin Hacı Bekir dönemiyle beraber Hacı Bekir Müessesesi, devrimizde görülebilen türden uluslararası girişimlere imza atarak bir dünya firması halini aldı. Osmanlı’nın son yıllarına gelinirken 1911’de Ali Muhiddin Bey’e Mısır Sarayı tarafından da Şekercibaşı’lık ünvanı hak görüldü, Mısır’ın büyük iki kenti Kahire ve İskenderiye’de, gönderilen usta ve personel ile Hacı Bekir şubeleri kuruldu.

Ayrıca Mısır’a götürülen usta ve personel ile Kahire ve İskenderiye şubeleri kurulmuş ve Mısır Hidivi’nin takdir ve taltifleriyle Mısır Sarayı‘nca da Şekerbaşı’lık payesi ihsan edilmiştir.

1926 yılına gelindiğinde Büyük Atatürk’ün emirleriyle Karadeniz Gemisi’yle düzenlenen, ülkemiz sanayiini Kuzey Afrika ve Avrupa ülkelerine tanıtmak amaçlı, 90 gün süren ilk yüzer sergiye o tarihteki sınırlı sanayi ürünleriyle birlikte Hacı Bekir firması da katıldı.

30’lu yıllarda yine altın madalyalar alınan Fransa – Nice ve Paris fuarları ile 1937 Selanik fuarına ve 1939 Newyork Dünya Ticaret Fuarı’na iştirak edildi.

Üç neslin ismini taşıyan Ali Muhiddin Hacı Bekir müessesi sürecinde İstanbul’da Bahçekapı merkez mağazasına ilave olarak Karaköy, Galata, Tepebaşı, Pangaltı, Çarşıkapı, Beyoğlu, Parmakkapı, Kadıköy,Bakırköy satış şubeleri açılmıştır.

1965 Marsilya; 1971, 2002 ve 2004 Paris; 1985, 2001, 2003, 2006, 2008 ve 2009 Köln; 1986 ve 2006 Moskova; 1987, 2005 – 2007 Londra; 1991 Bakü; 2002 ve 2007 Newyork ‘taki Dünya’nın en tanınmış gıda ve şekerleme fuarlarına katılan Hacı Bekir Firması, tanıtım misyonunu sürdürmektedir

Birçok yabancı ülkede temsilcilikleri bulunan firma; lokum, akide çeşitleri, muhtelif ezme ve şekerlemeler ile tahin helvası, acıbadem kurabiyesi, bisküvi, kek, hamur tatlıları imal edip, perakende ve toptan pazarlama ve ihracat yapmaktadır.

Dünyanın en eski 100 markasından biri olan Şekerci Hacı Bekir, halen Türkiye’nin ilk firması olarak günümüzde Hacı Bekir Sanayi A.Ş.’nde üretilen mamullerini Ali Muhiddin Hacı Bekir Ticaret A.Ş. ‘ne ait 4 dükkan, bir franchise işletmesi ve muhtelif bayiler kanalı ile pazarlamaktadır.

Amerika, Japonya, Güney Afrika, Mısır, İngiltere ve Fransa’da temsilcilikleri bulunan firma, lokumlar, tahin helvası, akide şekeri vb. şekerlemeler, karamela, badem ezmesi, şekerli drajeler, bisküvi, kurabiye, kek, hamur tatlıları imalatı, perakende ve toptan satışları ve ihracat yapmaktadır.

Sonuç olarak, bu tarihimizin, bize özel, bize has en önemli lezzetlerinden biri olan lokumun ve bir Türk markasının başarısıdır. Hacı Bekir Efendinin bundan 240 yıl önce başlattığı bu serüven tüm girişimcilere ilham olacak bir teşebbüs örneğidir.

Please follow and like us:
RSS
Follow by Email
Facebook
Facebook
Google+
Google+
http://pazarlar-girisimler-firsatlar.com/?p=976
YouTube
YouTube
Pinterest
LinkedIn
Instagram
BİR GİRİŞİMCİLİK HİKAYESİ, HACI BEKİR ŞEKERLEMELERİ VE KURUCUSU HACI BEKİR EFENDİ…
Etiketlendi:                                         

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

RSS
Follow by Email
Facebook
Facebook
Google+
Google+
http://pazarlar-girisimler-firsatlar.com
YouTube
YouTube
Pinterest
LinkedIn
Instagram