İZMİR TİCARET ODASI – OSMANLI DÖNEMİ

 

XIX. Yüzyıl ortalarına kadar İzmir, bazı dönemlerde zarar görmekle beraber, İstanbul ile birlikte Osmanlı İmparatorluğu’nun en önemli ithalat ve ihracat limanı olma özelliğini korudu.

İzmir, yabancı tüccarların ve aracılarının tercih ettiği bir şehir olarak yükselmesini sürdürdü. 1850’de İzmir’de 20 değişik ülkenin tüccarlarına ait büyük ticarethaneler bulunuyordu ve bu ülkelerden 17’si İzmir’de konsolosluk açmıştı.

1850’de İzmir Ticaret Meclisi’nin kurulması kararlaştırıldı. Ticari yoğunluğun beraberinde getirdiği bir diğer uygulama, 1862’de Ticaret Mahkemesinin kuruluşudur.

İç bölgelerdeki tarımsal ürünleri İzmir’e daha kolay akıtmak, İzmir’e dış ülkelerden gelen malları daha geniş tüketici kitlesine ulaştırmak için, teknolojinin ulaşmış olduğu son nokta olan demiryollarının inşası 1850’lerde gündeme geldi.

Yükleme ve boşaltma işlerinin hızlandırılmasına ihtiyaç duyuldu. 1867’de imtiyazı alınan rıhtımın inşası 1876’da gümrük önündeki 100 arşınlık kısım hariç tamamlandı.

Tanzimat döneminde, tarım, sanayi ve ticaretin geliştirilmesi amacıyla ilk olarak idari ve hukuksal düzenlemelere girişildi. Meclis-i Ziraat ve Sanayi(1838), Islah-ı Sanayi Komisyonu(1865), Meclis-i Ticaret ve Ziraat ülkenin tarım, sanayi ve ticari alanlarda güçlendirilmesi için gerekli olan önerileri üretmek gibi işlevlerle görevledirilmişlerdi.

Osmanlı Devleti’nde kurulan ilk yerli ticaret odası, 19 Ocak 1880’de kurulan Dersaadet Ticaret Odası’dır.

Ziraat ve Ticaret Nezareti tarafından 2 Ağustos 1882’de gönderilen bir yazıda liva ve kazalarda birer ticaret Odası açılması istenmekteydi.

İzmir’de bir Ticaret Odası kurulması yönünde 1884’te çalışmaların başlatıldığı anlaşılıyor. 1884 yılına ait Aydın Vilayeti Salnamesinde;

HACI HAFIZ SÜLEYMAN EFENDİ, ARNAVUT İBRAHİM EFENDİ, ŞABAN EFENDİ, GİRİTLİ HACI ŞERİF EFENDİ, HALİM AĞAZADE HALİL EFENDİ, YEMİŞÇİ TAHİR EFENDİ, SULTANYAN EFENDİ, GABRİEL EFENDİ, HACI SALİH EFENDİ, YODONARA EFENDİ, KOSTAKİ EFENDİ, BALYOZZADE MATYOS EFENDİ, HAIM ALAZRAKİ EFENDİ, HACI AĞA BEY, MEMİKO NİKOLAYİDİ EFENDİ’den oluşan bir Ticaret Odası’nın mevcut olduğunu göstermektedir.

Genel Kurul toplantılarının yapıldığı tarih ve 1923 yılına ait İzmir Vilayeti İstatistiklerinde verilen 1 Ağustos tarihine bakarak, İzmir Ticaret Odası’nın kuruluşunun 1885 Ağustos ayının ilk haftası içinde gerçekleştiğini söyleyebiliriz.

İzmir Ticaret Odası, ilk kuruluş yılı içinde, üzüm, incir, afyon gibi İzmir’in temel ihracat ürünleri üzerinde hile yapılmasını engelleme yönünde çalışmalarda bulunmuş ve bu ürünlerin ıslahı yönünde çalışmalara yönelmişti.

İzmir Ticaret Odası, İzmir tüccar ve sanayicilerinin çeşitli organizasyonlarda yer alması için de çaba harcamaktaydı. 1888’de gazete aracılığı ile yaptığı bir duyuruyla, Aydın Vilayetinde bulunan tüccar ile sanayi erbabı tarafından 1889 senesi Paris’te açılacak umumi sergiye, mahalli ve sanayi ürünlerini göndermek arzusunda bulunanların odaya müracaatla isimleri ile beraber gönderecekleri eşya ve emtianın çeşit, cins ve miktarını kaydettirmelerini istemekteydi.

İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulunu yenilemek için her yıl tekrarlanan seçimlerde, Yönetim Kurulunu oluşturan üyelerin de pek fazla değişime uğramadığı, Yönetim Kurulundan ayrılan bir üyenin bir veya iki dönem sonra yeniden girdiği görülmektedir.

  1. Meşrutiyetin su yüzüne çıkardığı önemli bir gelişme de, XIX. yüzyılın sonlarında İzmir’de ticaret ve sanayi alanında etkili bir şekilde rol oynamaya başlayan Türkler ile başta Rumlar olmak üzere diğer etnik gruplar arasında yaşanan rekabettir.

1900’lere gelindiğinde Türklerin dış ülkelerle ilişki kurarak ticari hayatta etkinliklerini arttırmaya başladıkları görülmektedir. Ancak bu etkinliğin son derece yavaş ilerlediği anlaşılıyor. Örneğin 1895 yılında İzmir Ticaret Borsası’nda işlem yapan tek bir Türk komisyoncu bulunmuyordu.

Hatta bu gibi Müslüman/Türk Tüccarlardan biri olan Uşakizade Sadık Bey ticari faaliyetini Amerika Birleşik Devletlerini kapsayacak şekilde genişletmişti. Ancak bu gibi girişimlerin sınırlı kaldığı ve başlangıçta Türklerin aracılıktan pek ileri gidemedikleri anlaşılıyor.

Tüccar olarak ortaya çıkan Türkler’in gerçek durumu da komisyonculuktan öteye gidemiyordu. Türk tüccarı namı altındaki komisyoncular köylüden aldıklarını, gayrimüslim tüccara aktarıyordu. Ticaret hayatında, Türklerin en yüksek mevkileri buydu.

Milli İktisat ve İzmir

1908’de II. Meşrutiyet ilan edildi. Meşrutiyet döneminde önemli siyasal hedeflerin yanında, ekonomik sistemin liberalleşmesi de yer alıyor.

Osmanlı insanı girişimciliğe özendiriliyor, yabancı sermayeye ve kısıtlamalara karşı önlemler geliştirilmeye çalışılıyordu.

  1. Meşrutiyetin yarattığı özgürlük ortamında Türk ulusçuluğu canlanmış, Türk ulusçuluğunun iktisadi yansıması ise Milli İktisat Politikasının benimsenmesi şeklinde tezahür etmiştir. Bu yansıma İzmir gibi Rum nüfusun yoğun olduğu bölgelerde, öncelikle Türkler ile Rumların karşı karşıya gelmesine yol açmıştı.

Balkan savaşları sırasında yapılan bir inceleme İzmir’deki Yunanlılar’ın 45.000’i bulduğunu göstermekteydi. İzmir ticaretinde gittikçe daha büyük bir paya sahip olmaya başlayan Rumlar, İzmir Ticaret Odası’nda ve İzmir Ticaret Borsası’nda etkindiler.

  1. yüzyıla girerken Ticaret Odası üyelerinin çoğunluğunu Rumlar oluşturuyordu.

Savaş Yılları ve İzmir Ticaret ve Sanayi Odası

Balkan Savaşları Türk milliyetçiliğinin gelişmesinde önemli bir etmen oluşturdu. O güne kadar ekonomiyi yabancıların elinden kurtarıp Osmanlı uyruğunda bulunanları hakim duruma getirmek olarak algılayan milli iktisat” Balkan Savaşları ile birlikte Türkleri ekonomik hayata hakim kılma biçimine dönüştü.

Ancak I. Dünya Savaşı’nın başlaması İzmir’de Türkler’in ticari hayatta etkin rol almalarına hem olumlu hem de olumsuz etkilerde bulundu. Savaş Türk tüccarının daha fazla ön plana çıkarılması için bir vesile oluşturmuştu. Fakat savaşın ilerleyen yıllarında ticareti yapılacak mal kalmayınca, bu avantaj hiçbir işe yaramadı.

Tüm bu olumsuzluklara karşı İzmir’de iktisadi hayata Türkleri hakim kılma çabaları devam etti. Bu amaçla milli sermayeden teşekkül eden banka ve şirketler kuruldu. Milli Aydın Bankası, Manisa Bağcılar Bankası, Türkiye Palamutçuları Anonim Şirketi bu kuruluşlardan bazılarıdır.

 

Please follow and like us:
RSS
Follow by Email
Facebook
Facebook
Google+
Google+
http://pazarlar-girisimler-firsatlar.com/?p=1756
YouTube
YouTube
Pinterest
LinkedIn
Instagram
İZMİR TİCARET ODASI – OSMANLI DÖNEMİ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

RSS
Follow by Email
Facebook
Facebook
Google+
Google+
http://pazarlar-girisimler-firsatlar.com
YouTube
YouTube
Pinterest
LinkedIn
Instagram